KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9979 E., 2011/4545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi şirket vekili, Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2007/11328-2007/11327 Esas sayılı dosyalarından, borçludan kiraladığı işyerinde bulunan makinelerin 31.10.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak iddiasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırımlısı istemi ile iki ayrı dava açmış,mahkemece davalar arasında irtibat bulunduğundan birleştirilmiştir.
Davalı alacaklı vekili,kiralama ilişkisinin mal kaçırma amacına yönelik olduğu ,kaldı ki bu sözleşmede de hacizli makinelerin kira kapsamında olduğu belirtilmediğinden açılan davaların reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı ve borçlu şirketler arasında yapılan 177.000,00 TL satışın hiçbir sözleşmeye dayandırılmamış olması ve kira sözleşmesinde tüm malların kira kapsamında olduğu görülmediğinden bahisle davaların reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3.kişi ve lehe tazminat ve ayrı ayrı nisbi vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesi ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak 3.kişi tarafından açılan istihkak davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve borcun doğumundan sonra haciz adresindeki fabrikadaki malların tümünün davacı şirkete fatura edilmesinin işyeri devri niteliğinde olduğu,bu devrin İİK’nun 44.maddesi koşullarına uygun olarak yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179.maddesi gereğince, devir alan şahsın devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davalı alacaklı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece, davacı 3.kişi tarafından açılan iki ayrı dava arasında irtibat bulunduğundan HMUK‘nun 45.maddesi gereğince birleştirme kararı verilmiştir. Birleştirme kararına rağmen davalar bağımsız olma hüviyetini koruduğundan, her bir dava hakkında ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ve her davada teminat karşılığı takibin durması kararı verildiği ve dava ret edildiği, böylece İİK’nun 97/13.maddesindeki tazminat şartlarının somut olayda gerçekleşmiş bulunmasına göre davalı alacaklı yararına her bir dava yönünden ve dava değeri üzerinden %40 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususların göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/9979, K. 2011/4545, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama