KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/10560 E., 2012/9986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ... ve ... vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.9.2012 Salı günü davacı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş vekili Av. ...ve davalı ... vekili Av. ... ... geldi. Diğer davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkilinin davalılar ... ve ......dan olan alacağı nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile davalı ...'nin kendisine ait taşınmazı davalı ...’e sattığını onun da diğer davalı ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, ivazlar arasındaki fahiş fark ve kısa aralıklarla yapılan satışlar nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş fark
olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gferekmiştir.
2)Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi hükmü gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de açılabilir. İptal davası iyiniyetli 3. kişilerin haklarını ihlal etmez. Somut olayda, ..., ...
Köyü, 3072 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz 20.5.2005 tarihinde davalı borçlu ... .... tarafından davalı ...'a, ... tarafından da 17.6.2005 tarihinde davalı ...'a satılmıştır. Davalı ... davada 4. kişi konumunda olup, ona yapılan tasarrufun iptal edebilmesi için onun kötü niyetli olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekir.
Mahkemece, dosya kapsamı, taşınmazların satış tarihleri arasındaki yakınlık, gerçek bedelinin çok altında düşük fiyatla devirler dikkate alınarak, davalıların alacaklıdan mal kaçırmak ve alacaklıya zarar vermek amacıyla hareket ettiği gerekçe gösterilerek, tasarrufun iptaline karar verilmiş ise de, bu genel gerekçenin davalı ... yönünden somut delillerle desteklenmediği, davacı tarafından davalı 4. kişi ...'in kötüniyetli olduğu iddia ve kanıtlanamadığı,
kaldı ki, davalı 4. kişi iyiniyetli olduğunu değil, davacı onun kötüniyetli olduğunu kanıtlaması gerektiği halde, davalı ... dava konusu taşınmazı emlakçı vasıtasıyla, banka kredisi kullanarak bilirkişi tarafından belirlenen piyasa değerine uygun bir bedelle aldığını da gerek tanık, gerek banka hesap hareketleriyle de kanıtlamıştır.
Bu durumda davalı ... hakkındaki davanın reddi ile İİK’nun 283. maddesine göre üçüncü kişi olan davalı ... yönünden davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak mahkemece taşınmazın davalı üçüncü kişi ...’ın elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/10560, K. 2012/9986, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama