KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/10960 E., 2012/13939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ...'nın çöp toplama faaliyetinde kullanılan ve olay tarihinde geçerli bir ... poliçesi bulunmayan kamyonun müvekkillerinin murisi ...’e çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek, destekten yoksun kalma ve defin giderinden oluşan 2.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...'nın kusur oranıyla sorumlu tutulmasını; 15.000 TL manevi tazminatın davalı ... Belediyesinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile baba için cenaze ve defin gideri talebini 2.630 TL.ye, anne için destekten yoksun kalma talebini 8.307,72 TL.ye ve cenaze ve defin gideri talebini 2.630 TL.ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, kusur oranının ve gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili ise, sürücünün kurum personeli olmadığını, kaza yapan aracın da temizlik şirketi tarafından kiralık olarak kullanıldığı için sürücünün şirket elemanı da olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı belediyenin istihdam eden ve işleten sıfatıyla kusursuz sorumluluğuna dayanarak Davacı baba Burhan yönünden kusur indirimi ve yetiştirme gideri düşüldükten sonra destekten yoksun kalma zararı oluşmadığından talebin
reddine, anne ... yönünden talebin kabulü ile 8.307,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden dava, davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline; cenaze ve defin gideri talebi yönünden her bir davacı için 2.315,00 TL olmak üzere toplam 4.630,00 TL cenaze ve defin giderinin davalı ... yönünden dava tarihinden, davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline; manevi tazminat talebinin kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ... Mezarlıklar Müdürlüğünden alınan yazıya göre, 2007 yılı itibariyle belirlenen cenaze ve defin giderlerine hükmedilmiş, cenazeden sonra yapılan yemek ve çay masrafları da cenaze ve defin giderlerine dahil edilmiştir. Oysa Belediye davada taraf olup, taraf sıfatı bulunduğundan belirlediği miktar üzerinden hüküm kurulamaz. Mahkemece, Müftülükten alınacak yazı ile, kaza tarihi itibariyle cenaze ve defin nedeniyle yapılması gereken harcamaların tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
3- Hakimin manevi tazminatı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları gözönünde tutarak ve adalete uygun olarak belirlemesi gerekmekte olup hükmedilen manevi tazminat fazladır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerekir. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de
takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, olayın meydana gelmesindeki etkilerine, olay sonrası çekilen acı ve somut olayın özelliklerine, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun olmalıdır. Mahkemece, her iki tarafın da ekonomik ve sosyal durumu etraflıca araştırılarak bunun sonucuna göre, sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olup hakkaniyet ve adalete uygun düşmediğinden hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/10960, K. 2012/13939, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama