KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/11090 E., 2012/3980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu iş makinesini davalı ...'ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı borçlu vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışın alacaklıya zarar verme kastıyla yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davalarda kötüniyet tazminatı istenemeyeceğine göre, mahkemece tazminat isteminin reddi halinde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Bu nedenle yazılı şekilde davalı şirket lehine vekalet ücreti verilmesi yerinde olmayıp bozma nedenidir.
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/11090, K. 2012/3980, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama