KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/12642 E., 2012/10385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Şişli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
...
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen olarak temyizen tetkiki davacı ve davalı ... tarafından istenmiş, davacı vekilince duruşma talep edilmiş, olmakla duruşma için tayin edilen 2.10.2012 Salı günü davacı ... vekili Av. ... ve davalı ... İşl. Gen. Müd. vekili. Av. ... ... geldi. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... İşl. Gen. Müd. vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu halk otobüsü hissesinin diğer davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... bizzat, diğer davalılar da vekilleri vasıtasıyla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, otobüsün satışında bedeller arasında fahiş fark bulunmadığı ve devir işleminin alacaklılara zarar verme kastı ile yapıldığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir
../...
-2- 2011/12642 2012/10385
isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu ... kod ve ... plaka sayılı özel halk otobüsü hattının satışının plakaya özgülenmiş bir hak olmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (...) tarafından özel halk otobüslerine geçici çalışma ruhsatları ile gerçek veya tüzel kişilere toplu taşımacılık yapma izni (ruhsatı) verildiği ayrıca taşımacıların çalıştıkları hatların satış, haciz ve rehin gibi tasarruf işlemlerine konu edilemeyeceğine, dava konusu D 019 kod numaralı hattın mülkiyetinin davalı ... ve ortağı olan ...’e ait olmamasına,
sözü edilen hat üzerine haciz konulması ve hattın açık artırma ile satılması da mümkün bulunmamasına böyle bir hattın, İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülmüş ve haczedilebilir bir mal, hak ya da alacak olarak değerlendirilemeyeceğine, tasarrufun iptali davası sonunda verilen bir kabul kararı üzerine bile cebri icra yetkisi verilecek bir hakkın söz konusu olmayacağına başka bir deyişle icra dairesince satışa çıkarılacak bir mal veya hak da bulunmayacağına göre davacı vekili ve davalı ...’ın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava konusu edilen otobüsün mülkiyetinin satışına gelince, dava dilekçesinde, davalılar ... ve ... arasında gerçekleşen ve davalı ...’ün de hissesi dahil edilerek yapılan 14/09/2005 tarihli otobüs mülkiyetinin satışına dair iptal istemi reddedilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Yapılan (otobüs mülkiyetine dair) satışta mislini aşan bedel farkı yok ise de mahkeme davacı tarafından gösterilen iptal nedenleri ile bağlı olmayıp İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayalı olarak iptal kararı verebilir. Hal böyle olunca dava konusu ... plaka sayılı otobüsün malikleri tarafından satışının yapıldığı sırada 3. kişi durumunda olan ...’ın gerek kendisi gerekse kocasının satıştan çok önceye dayalı olan davalı ... ... ile görüşmelerinin belgelendirilmesi karşısında kocası ... vasıtasıyla özellikle borçlulardan ...’ın alacaklıdan mal kaçırmak ya da alacaklıyı ızrar kastı ile hareket ettiğini bilip bilmediği veya bilebilecek durumda olup olmadığı üzerinde durulmalı, davalı ...’ın yanında çalıştırdığı sigortalıların aynı zamanda aracın satıştan önceki 1/4 maliki
../...
-3- 2011/12642 2012/10385
olan ...’ün yakınları olduğunun tutanaklarla tespit edildiği nazara alınmalı, ceza kovuşturmalarına da konu olan olaylar içinde davalı ...’ın kocası ... ile davalı ... ve yakınlarının da bulunduğu gözetilerek olaylar değerlendirilmeli ve otobüsün mülkiyetinin satışına ilişkin tasarrufun iptal edilip edilmeyeceği değerlerlendirilmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/12642, K. 2012/10385, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama