KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2011/13030 E., 2012/2104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Bolvadin İcra Müdürlüğünün 2010/1240 sayılı takip dosyasında 8.2.2011 tarihinde haczedilen mehkullerin borçluya ait olduğunu, haciz mahallinde başka mallar da bulunmasına karşın sadece borçluya ait olan malların haczedildiğini ileri sürerek 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, borçlu ile müvekkili şirket arasında taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, borçlunun ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle bu sözleşmenin feshedildiğini, borçlunun hakedişlerinin ödendiğini, haciz tarihi itibariyle borçlunun müvekkili şirkette her hangi bir hak ve alacağı ile techizatının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczin davalı 3. kişiye ait şantiyede yapıldığı, borçlunun davalı 3. kişinin taşeronu olduğu, taşeronluk sözleşmesinin hacizden önce feshedildiği, taşeronun borcundan dolayı işvereninin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Davalı 3. kişi, borçlu şirket ile arasında 11.10.2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, borçlunun kendisine ait şantiyede çalıştığını, taşeronluk sözleşmesinin haciz tarihinden önce 3.2.2011 tarihinde feshedildiğini, haczedilen kalıpların kendisine ait olduğunu iddia etmekte borçluya yaptığı ödemelere ilişkin yazılı belgelere dayanmaktadır. Ne varki bu hak ediş belgeleri adi nitelikte olup alacaklıyı bağlamaz.
Kaldı ki davalı 3. kişi mahcuzlara ilişkin her hangi bir fatura sunamadığı gibi davacı tanıkları da dava konusu malzemeleri borçlunun talimatı üzerine alacaklı taraftan yükleyip 3. kişinin inşaat alanına indirdiklerini beyan etmişlerdir.
Bu durumda davacı tanıkları ile davalıya ait ödeme belgeleri, taşeronluk sözleşmesi ve taşeronluk fesih sözleşmesinin sıhhatinin tesbiti için davalı 3. kişi şirket ve borçlu şirketin defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak taşeronluk sözleşmesinin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, yapılan iş karşılığında borçluya 3. kişi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, mahcuzların davalı 3. kişi tarafından alınıp alınmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/13030, K. 2012/2104, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama