KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/1523 E., 2011/8979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılardan ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.10.2011 Salı günü davacı ... Taşıt Servis Tic. San. A.Ş vekili Av. ...Işık ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... davayı kabul ettiğini bildirmiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar
edilmeleri gerekir. 6100 sayılı HUMK.nun 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73.) maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır.
Somut olayda hükmü temyiz eden davalı ...’ın önce tapu sicil müdürlüğündeki adresine dava dilekçesi tebliğe çıkarılmış, adres yetersizliği nedeniyle iade edilmiş, yapılan zabıta araştırmasında adres belirlenememiş olup bunun üzerine diğer resmi kurumlar nezdinde adres araştırması yapılmış, vergi dairesi ve nüfus müdürlüğünden iki ayrı adres bildirildiği halde bu adreslere tebligat yapılmayarak tekrar tapu sicil müdürlüğünden bildirilen adrese 7201 sayılı tebligat yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmış, davalı duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış,
gerekçeli karar ise adı geçen davalının vekilinin müracaatı üzerine kendisine tebliğ edilmiş, böylece davalıya dava dilekçesi oturmadığı adrese usulsüz biçimde tebliğ edilerek 6100 sayılı HUMK.nun 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73.) maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Bu nedenle davalı ...’a duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/1523, K. 2011/8979, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama