KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/2002 E., 2011/10232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’ün müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında amme alacağının tahsilini engellemek amacı ile kendisine ait taşınmazı yengesi olan diğer davalı ...’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece davalıların yakın akraba olmaları nedeniyle davanın kabulüne davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Davacı idare dava dilekçesinde davalı ...’ten 96.062.55 TL. alacağı bulunduğunu öne sürerek bu miktarla sınırlı olarak her iki davalı arasındaki taşınmaz satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiş, mahkemece sadece tasarrufun iptaline karar verilmekle yetinilmiş, tasarrufun hangi miktardaki alacak ile ilgili olarak iptaline karar verildiği belirtilmeden infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda davacı idarenin iptali istenilen tasarrufun yapıldığı tarih itibariyle gerçek alacağının belirlenmesi için gerekirse konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kuruluna tarafların kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alınması ondan sonra davacının tasarruf tarihi itibariyle belirlenen asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olarak ve talebi aşmamak üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/2002, K. 2011/10232, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama