KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/3754 E., 2011/4062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/967 sayılı takip dosyasında trafik kaydına 02.03.2009’da haciz konulan ... plaka sayılı aracın, üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 07.07.2007’de satın alındığını, maddi imkansızlıklar nedeni ile tescil işlemini yaptıramadıklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın kaydına haciz konduğunu, üçüncü kişinin satın aldığı aracı kendi adına tescil ettirmemesinden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde düzenlenen sözleşme ile satın alındığı ve mülkiyetin hacizden önce üçüncü kişiye geçtiği, ancak yaklaşık 2 yıl süre ile araç kaydını üzerine almayan davacının kusurlu olması nedeni ile yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davaları İİK’nun 9711. maddesi gereğince genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir ve bu davalarda da davanın kabulü halinde yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekir.
Somut olayda davanın açılması ile istihkak iddiasından haberdar olan alacaklı tarafın davayı kabul beyanları ya da haczin kaldırılması yönünde bir girişimleri bulunmamaktadır ve HUMK’nun 94/2. maddesinin uygulanabilmesi için aranan yasal koşullar gerçekleşmemiştir.
Nispi karar ve ilam harcı dâhil olmak üzere davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile davacı vekili yararına vekâlet ücretinin davalı alacaklı tarafa yükletilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; dava değerinin alacak miktarı olan 11.862,30.-TL olduğu dikkate alınmadan nispi karar ve ilam harcının noksan hesaplanması isabetli değildir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/3754, K. 2011/4062, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama