KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4092 E., 2011/5354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybeden kişi yakınlarına tazminat ödediğini, sürücünün yeterli sürücü belgesi olmadığını ileri sürerek, ödenen 19.108,44 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.c maddesi uyraınca, zarar görenlere ödeme yapan sigorta şirketi, aracın yeterli sürücü belgesi olmadan kullanılması halinde, ödediği tazminatı sigortalısından rücuan talep edebilir. Ancak rücuan talep edilebilecek tazminat, ödenen tazminat tutarı değil, zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabilir. Mahkemece, her ne kadar bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, rapor tarihi olan 2008 yılı verileri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır, oysa ödeme tarihi 2006 yılı olup, ödemenin gerçek zarar kapsamında olup olmadığı, ancak
2006 yılı verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucunda değerlendirilebilir. Mahkemece, hatalı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/4092, K. 2011/5354, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama