KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4209 E., 2011/11512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalıya ait aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davalı aracında bulunan şahsın yaralandığını ve 3.kişie ait aracın hasarlandığını, 280 TL tedavi giderinin Sağlık Bakanlığına, 7.020 TL hasar bedelinin zarar gören 3.kişinin kasko sigortası şirketine ödendiğini, davalının olay anında 188 promil alkollü olduğunu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini belirterek toplam 7.300 TL’nın 25.6.2009 ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili olarak Avukat ...tarafından verilen cevap dilekçesinde aracın olay anında... tarafından kullanıldığını, davalının alkollü olması sebebiyle araç kullanamayacak durumda olduğundan arkadaşı Huriye’den araçla kendisini eve bırakmasını istediğini, ... bir başkası ile nişanlı olup, ailesinin kültürel yapısı gereği bu durumun ortaya çıkmaması için davalının aracı kendisinin kullandığını söylediğini bu olayla ilgili Malatya 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/428 Esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, davalının aracının sağ ön kısmı ile diğer aracın sağ ön kısmına çarpıldığını, davalının sağ kalçasından yaralandığını bu durumun da davalının aracın sağ ön kısmında
oturduğunu gösterdiğini, rücu şartlarının oluşmadığını belirterek Davanın reddini savunmuş ise de; cevap dilekçesi ekinde vekaletname bulunmadığı davalıya bu dilekçenin kendi isteği ile gönderilip gönderilmediği, muvafakat edip etmediğine dair tebligat yapılmış; mahkemece muvafakat edildiğine dair cevap verilmediğinden ve vekaletname ibraz edilmediğinden bu dilekçenin verilmemiş sayıldığı kabul edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 7.300 TL alacağın 25.6.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ... sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Rücu davasında faizin başlangıç tarihi sigorta teminatının zarar görene ödendiği tarihtir. Davacı vekili, dava dilekçesinde rücuen tazminat alacağının 25.6.2009 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiş.
27.12.2010 tarihli oturumda hasar bedeli ile tedavi giderinin zarar görene 25.6.2009 tarihinde ödendiğine dair şu anda ellerinde belge olmadığını belirterek dava tarihinden itibaren faize karar verilmesini istemiştir.
Bu durumda mahkemece 27.1.2010 dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken HUMK'nın 74.maddesi (Yeni HUMK’nun 26.maddesi) hilafına yazılı olduğu biçimde 25.6.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7 (Yeni HUMK’nun 372.maddesi) uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/4209, K. 2011/11512, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama