İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/4402 K.2011/13267

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2011/4402Karar2011/13267Tarih29 Aralık 2011Okuma6 dk · 1.197 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4402 E., 2011/13267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Aralık 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.197 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı, davalı ... şirketine kaskolu aracı ile havanın yoğun sisli, zeminin buzlu ve görüş mesafesinin çok düşük olması sebebiyle maddi hasarlı trafik kazası yaptığını ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini, aracını 18.000 TL.sına tamir ettirdiğini belirterek 18.000 TL.nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kaza tutanağına sürücünün tesbit edilemediğinin yazıldığını, araştırma görevlisinin raporuna göre davacının olay mahallinde alkollü şekilde görüldüğünü, ancak trafik görevlilerine aracın kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, doğru ihbar mükellefiyetine uymadığından ispat yükünün davacıya geçtiğini, hasarın fahiş olduğunu, kaza tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kasko sgorta sözleşmesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir.

2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasal olduğu ifade edilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinin " Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasal olduğu açıklandıktan sonra bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Öte yandan kasko sigortası genel şartlarının B.5.5 maddesinde; taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.

Bununla birlikte Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK.nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerinin kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup,

aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır.

Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulüde mümkün değildir.

O halde hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında sürücünün aldığı alkolün

oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleyip gerçekleşmediğinin alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK.nun 23.10.2002 gün ve 2002/11/768-840; YHGK.nun 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK.nun 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713 sayılı ilamları)

Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi yukarıda da değinildiği üzere aynı yasanın 1281. maddesi hükmü uyarınca kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin....nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. ....nın A.5 maddesi ve TTK.nun 1292 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.

Somut olayda, davacı aracının sürücüsü 24.12.2007 tarihinde gece 02.10 sırasında görüş mesafesinin düşük olduğu sisli havada ıslak, buzlu asfalt yolda seyrederken yoldan çıkıp dönel kavşak üzerindeki ışıklandırmalara ve ağaçlara çarpmıştır. Kaza tesbit tutanağında aracın sürücüsünün tesbit edilemediği belirtilmiştir. Davacı ... davalı ... şirketine verdiği 2.1.2008 tarihli dilekçesinde trafikte adına kayıtlı aracı ile 24.12.2007 tarihinde trafik kazası yaptığını, kaza tutanağında sürücünün tesbit edilemediği yazılı ise de; kazadan sonra kendisini araçtan çıkaran vatandaşların, olay mahallinin yakınında bulunan ... sarayı isimli mekana götürerek, burada bir süre oturtup kendisine gelmesini bekleyip su içirerek elini yüzünü yıkamaları sebebiyle geçen zaman içinde trafik görevlilerinin

olay yerine geldiklerini ve merkeze bilgi verildiği gerekçesi ile sürücü olarak rapora kendisini yazmadıklarını, alkol ölçümü yapmadıklarını, aracının emniyetin otoparkına çekildiğini bildirmiş; dava dilekçesinde de olay tarihinde havanın yoğun sisli, zeminin buzlu, görüş mesafesinin çok düşük olması sebebiyle kazanın meydana geldiğini ifade etmiştir.

Kaza tesbit tutanağında yer alan bilgiler dışında olay tarihine ilişkin hava ve yol durumu hakkında Meteoroloji Genel Müdürlüğünden de bilgi alınmıştır. Yargılama sırasında tutanak tanıkları duruşmalarda dinlenmişlerdir.

26.11.2010 tarihli oturumda dinlenen tutanak mümzisi ... ..., olay tarihinde ihbar üzerine kaza mahalline gittiklerini, davacıya ait aracın dönel kavşağın üzerine çıkmış vaziyette olduğunu, aracın kapılarının kapalı ancak kilitli olmadığını, sürücüyü araştırmaya başladıklarını, sürücüyü olay mahallinde bulamayınca telsiz ile araç malikini öğrendiklerini, ...'de uzun zamandır görev yaptığından aracın avukat olan davacıya ait olduğunu haricen bildiğini, bu sırada olay yerine gelen kişilerin davacı avukatın kaza mahallinin yakınındaki "...

Sarayı" isimli mekanda oturduğunu söylemeleri üzerine oraya gittiklerini, davacının burada oturduğunu gördüklerini, dışarıdan bakıldığında alkollü olduğunun belli olduğunu, kendisine sorulduğunda ise aracın kendisine ait olmadığını ve kazaya karışan aracı kendisinin kullanmadığını söylediğini, bunun üzerine bu beyanın tutanağa yazmaya gerek görülmediğini, çekici çağrılıp aracın emniyet otoparkına gönderileceği sırada yanında yaşlı bir kişi ile bir bayanın geldiğini ve aracın eşine ait olduğunu söyleyerek aracı teslim almak istediğini, ancak aracın maliki olmadığından talebini kabul etmediklerini beyan etmiştir.

Davacı, davalı ... şirketine ihbar dilekçesinde ve dava dilekçesinde aracın sürücüsünün kendisi olduğunu, kazadan sonra "... ..." isimli mekana götürüldüğünü beyan ve kabul etmiştir. Duruşmada dinlenen tutanak mümzisi de olay yerinde bulunan kişilerin beyanına göre gidildiğinde davacının "... Sarayında" olduğunu doğrulamış, ancak davacının halinden alkollü olduğunun anlaşıldığını, aracın sürücüsünün ve malikinin kendisi olmadığını söylediğini ifade etmiştir. Davacı, trafik görevlilerine aracın işleteni ve sürücüsü olmadığını beyan ettiğinden alkol ölçümü yapılmamış, daha sonra kazayı kendisinin yaptığını, onlar geldiğinde olay mahallinde olmayıp ... Sarayın'da bulunduğundan tutanak tanıklarının merkeze bilgi verildiği gerekçesiyle kendisinin

sürücü olarak yazılmadığını ileri sürerek doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediğinden ispat külfeti davacı sigortalıya geçmiştir.

Bu durumda mahkemece, tutanak mümzisinin beyanına göre davacının olay anında alkollü olduğunun kabulü ile aralarında nöroloji ve trafik uzmanının bulunduğu bilirkişi kurulundan olayın oluş şekli, meteoroloji ve kaza tutanağında belirtilen hava ve yol durumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilip, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığının tesbiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/4402, K. 2011/13267, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4402
Karar No
2011/13267
Tarih
29 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/4402 K.2011/7991
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4402 K.2011/7849
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/4403 K.2011/7992
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/4404 K.2011/7993
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/4404 K.2011/9324
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/4404 K.2011/9736

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.