KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4446 E., 2011/5174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 20.10.2009, tarih 2009/3787 Esas ve 2009/6626 Karar sayılı ilamı ile davanın tümden kabulü gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında mahkemece davanın kabulüne, satışı gerçekleşen ve icra dosyasıyla belirlenen bedelin davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ve hüküm davalı borçlu ve alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı borçlu ve alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.'nun 97/10. maddesinde, istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz malın paraya çevrilmesi durumunda dava konusunun bedele dönüşeceğini öngörmektedir.
Öte yandan; HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekmektedir.
Somut olayda, dava konusu hacizli mallar yargılama sırasında 09.01.2008 tarihli ihalede alacağa mahsuben 14.250,00 TL.ye alacaklıya satıldığı ve ihalenin kesinleştiği anlaşıldığından, bu bedelin alacaklıdan alınarak davacı 3.kişiye verilmesi gerekirken, infazda kuşku yaratarak ve ihale ile ilgisi bulunmayan borçlu da sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Dava konusu mallar ihale ile satıldığından dava değerini artık alacak miktarından düşük olan ihale bedeli oluşturduğundan bu bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/4446, K. 2011/5174, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama