KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/5165 E., 2011/13269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, eşine ait aracın eşinin yönetiminde olduğu sırada karıştığı kazada hasarlandığını karşı aracın davalı şirkete trafik sigortalı olduğunu, tarafların eşit kusurlu bulunduğunu, aracı kendisinin 2.159 TL.sına tamir ettirdiğini belirterek şimdilik 1.050 TL hasar bedelinin davalıdan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, 25.10.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 569 TL daha artırarak toplam 1.619 TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalının kusuru oranında azami 12.500 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, kusur ve hasarı kabul etmediğini, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediklerini, davacının zarar gören aracın maliki ve sürücüsü olmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf aracının kaza tarihindeki kayıt maliki dava dışı... olup, araç... tarafından 1.3.2008 tarihli adi kira sözleşmesi ile (taraflar arasında düzenlenen) davacı olan eşi ...'ya 12 ay süre ile kiralanmıştır. Davaya konu trafik kazası 31.10.2008 tarihinde sürücü... yönetiminde iken meydana gelmiştir. Davacı ... kira sözleşmesine istinaden kiracı (işleten) sıfatı ile zarar veren aracın trafik sigortası şirketi aleyhinde bu davayı açmıştır.
Uyuşmazlık, davacı ...'nın işleten sıfatının dolayısıyla dava açma hakkının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.
Aynı yasanın 3. maddesinde" işleten araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet, rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Gerek doktrinde gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili uzun süreli kira sözleşmesine göre müvekkilinin aracın kiracısı yani işleteni olduğunu, aracın tamir ücretininde müvekkili tarafından ekli faturalar gereğince ödendiğini, kira sözleşmesinin muhasebe kayıtlarına işlendiğini belirterek KDV beyannamesi ve serbest meslek gider makbuzu fotokopisini ibraz etmiştir.
Bu durumda davacı ile dava dışı eşi... arasında yapılan kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, ibraz edilen
sözleşme yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği, davacı tarafa ibraz edilen KDV beyannamesi ile serbest meslek gider makbuzuna araç kiralama sözleşmesi ile ilgili kayıtların bildirimlerinin hangi tarihte işlendiği hususlarında davacının ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak kaza tarihinde işleten sıfatının kimde olduğunun tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/5165, K. 2011/13269, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama