KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/5357 E., 2011/10250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kadıköy 2.İcra Müdürlüğünün 2009/709 talimat sayılı takip dosyasında, 23.3.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun müvekkilinin işyerinde işçi olarak çalıştığını, mahcuzların bir kısmının borçlu hakkında yapılan bir başka icra takip dosyasında ihaleden satın alındığını, bir kısmının da devamlı satılarak yenilenen mallardan olup faturalarının bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir. Bu dava ile birleştirilen davada ise, işyerinde 25.12.2009 tarihinde yapılan ikinci haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, takibin dayanağının boşanma ve boşanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, borçlunun hakkında açılan davaları kaybedeceğini anlayınca muvazaalı işlere giriştiğini, haciz yapılan işyerinin fiilen borçlu tarafından çalıştırıldığını, davacı şirket ortaklarının borçlunun oğlu ve gelini olduğunu savunarak davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, davalı alacaklı ile davalı borçlunun karı-koca olup alacaklının borçlu hakkında 18.9.2006 tarihinde boşanma davası açtığı, 22.6.2007 tarihinde boşanmalarına ve tazminata hükmedildiği, ayrıca alacaklı tarafından boşanma neticesinde borçlu hakkında açılan katkı payına ilişkin davanın da borçlu aleyhine sonuçlandığı, borçlunun evlilik birliği sırasında yapmış olduğu işlemler nedeni ile alacaklıyı zarara uğrattığı, borçlunun haciz yapılan işyerini 1.2.2003 tarihinden beri işlettiği, boşanma kararından sonra alacağın tahsilini imkansız hale getirmek maksadıyla ticareti terk ettiğini, 27.6.2008 tarihinde ticaret siciline bildirdiği,
davacı şirket temsilcisinin borçlunun oğlu olduğu, haczin borçluya ait işyerinde yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin alacaklı yararına bulunduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddi ile, takip teminat karşılığı durdurulduğundan mahcuzların değeri üzerinden hesaplanan %40 oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/5357, K. 2011/10250, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama