KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6055 E., 2011/9042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5598 sayılı takip dosyasından, 19.04.2010 tarihli haciz sırasında cebri icra tehdidi nedeniyle davacının itirazi kayıtla 3.kişi olarak 7.941,42 TL. ödediğini belirterek bu para üzerinde, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili ve borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, 19.04.2010 tarihinde davacıya 7 günlük süre verildiğini, 22.04.2010 tarihinde bu işlemi şikayet ettiğini şikayetin 30.04.2010 tarihinde red edildiğini davanın 16.06.2010 tarihinde 7 günlük süreden sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 19.04.2010 tarihinde yapılmış ve davacı 3.kişi olarak verdiğini belirtmiştir. İstihkak iddiası niteliğindeki bu iddia ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK.nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir. Prosedür işletilmişse icra mahkemesince verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir. (İİK.97/6)
Somut olayda prosedür işletilmiş ve 28.05.2010 tarihinde icra mahkemesince takibin devamına ve davacının 7 gün içerisinde dava açması için süre verilmiş ancak bu karar davacıya tebliğ edilmemiştir. Bu durum 7 günlük süre başlayamayacağından dava açma süresini kesmiş olan davacı 3.kişi yönünden, hacizli malın satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar dava açmasına engel teşkil etmez.
Davacı 3.kişi yasada öngörülen süre içerisinde bu davayı açmış olduğundan davanın esasına girilerek, borçlunun takip dayanağı çekteki imzaya ilişkin itirazı kabul edilmiş ve karar kesinleşmiş olduğundan takibin düşmüş olduğu ve böylece davanın konusu kalmadığı da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/6055, K. 2011/9042, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama