KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6623 E., 2012/1514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın ... sevk ve idaresinde yolun sol şeridinde seyir halinde olduğu esnada, önünde yolun sağ şeridinde seyreden davalı ...'ın maliki olduğu, davalı ...'nin trafik sigortacısı olduğu kamyonetin, önünde seyreden davalı ...'nın maliki olduğu, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu minibüsün aniden durması üzerine bu araca çarpması sonucu kamyonetin savrularak müvekkiline ait aracın şeridine geçip müvekkilin aracının sağ tarafına çarpıp hasarlanmasına ve araçta yolcu olarak bulunan kişinin yaralanmasına neden olduğunu, mahkeme aracılığı ile müvekkilin aracındaki hasar bedelinin 5.182,26 TL olarak belirlendiğini iddia ederek 5.182 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, trafik kazasına dayalı tazminat taleplerinin iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacıya ait araç sürücüsünün takip mesafesine uymaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı .... vekili, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, sorumluluklarının limitle sınırlı olduğunu bildirmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın kaza tarihinden iki yıl geçtikten sonra açılması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, temerrüde düşürülmedikleri için faiz talep edilemeyeceğini bildirmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 3.887 TL tazminatın davalı ...'dan ve aracını sigortalayan... Sigorta A.Ş.'den limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihi itibari ile yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.295,00 TL tazminatın davalı ...'dan ve aracını sigortalayan ... İsviçre Sigorta A.Ş.'den limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı .... vekili, davalı... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, olayda davacı aracında yaralanan bir yolcunun olması gözetildiğinde dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin gerçekleşmemiş olmasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentte açıklanan nedenler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK'nun 275. maddesinde (6100 Sayılı HMK'nın 326.maddesi), çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece kusur ve hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan, davalıların taraf olmadığı ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/503 Esas 2009/283 Karar sayılı dosyasında kusur hususunda alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından davadan önce yaptırılan tek taraflı delil tespiti dosyasında alınan hasar hususundaki bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir.Dava konusu trafik kazasında kusur oranlarının ve hasar miktarının saptanması uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir.
O halde mahkemece, ... Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek kusur oranları ve davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince, kabule göre de; haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Bununla birlikte,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Mahkemece, davacı vekilinden usulüne uygun olarak sigorta şirketlerine başvurusu olup olmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgesi istenip, ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten itibaren davalı ... şirketinin faizden sorumlu tutulması, başvuru yoksa en erken dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda, davalı araç malikleri ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken diğer davalı ... şirketleri ile birlikte onlar yönünden de dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/6623, K. 2012/1514, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama