KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7670 E., 2012/1877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...’a ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, diğer davalının ehliyetnâmesiz kullanımı sırasında karıştığı kazada hasarlanan araç malikine 2.742.00 TL ödediklerini belirterek Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c. maddesi uyarınca bu meblağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 2.742.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.’nun 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4. maddesi uyarınca zarar görene ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilecektir. Ancak, sigortacının böyle bir durumda âkidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı ...’nin sürücü olduğu dikkate alınıp, hakkındaki davanın husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/7670, K. 2012/1877, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama