KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7785 E., 2011/8398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K ARAR
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün 208/180 Esas sayılı dosyasında, davacının işletmecisi bulunduğu otelde yapılan 31.07.2008 günlü hacze konu menkullerin davacı tarafından bedeli ödenerek satın alındığını, borçlunun üçüncü kişinin eşi olması dışında otelle ve içindeki eşyalarla ilgisinin bulunmadığını, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin takibe dayanak senette bildirilen, aynı zamanda ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste borçlunun huzurunda yapıldığını, bu sırada istihkak iddiasında bulunulmadığını, borçlunun mahcuzların bedelinin kendisi tarafından ödendiğini belirttiğini, üçüncü kişinin borçlunun eşi olduğunu ve haczin yapıldığı yerde birlikte yaşadıklarını, borçlunun otelle ilgili tüm işlemler için vekaletname ile yetkilendirildiğini, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için kötü niyetli olarak yapıldığını, borçlunun hasım gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre;“mahcuzların takibin dışında kalan üçüncü kişiye ait olduğunun kanıtlandığı” gerekçesi ile davanın kabulü ile 31.07.2008 günlü hacze konu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ve İİK’nun
97/15. maddesi uyarınca mahcuzların değerinin %15’i oranında tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, Dairemizce verilen 11.03.2010 gün, 1348–2175 sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda “dava konusu haczin takibe dayanak senette gösterilen, aynı zamanda ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde, takip borçlusunun huzurunda yapıldığı,
İİK’nun 8/son maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğine göre borçlunun mahcuzların kendisine, haczin yapıldığı otelin işletmesinin ise üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre, davacı üçüncü kişi vekilinin tüm, davalı alacaklı Vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davaları, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenecek dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının başlangıçta 1/4’ünün peşin olarak alınması, vekâlet ücretinin de karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi olarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda başlangıçta maktu harç alınarak bununla yetinilmesi hatalı ise de; dava red ile sonuçlandığına ve başlangıçta alınan harç da maktu red harcını karşıladığına göre bu husus tek başına bozma nedeni yapılmamıştır.
Bununla birlikte alacaklı vekili yararına dava değeri olan alacak miktarı (30.250,00.-TL) üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücreti yerine 360,00.-TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/7785, K. 2011/8398, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama