KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7838 E., 2011/12913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (Alacaklı) vekili, müvekkili tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Kayseri 8.İcra Müdürlüğünün 2009/232 Tal. sayılı dosyasından uygulanan 17.12.2009 tarihli haciz işleminde, 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi ve borçlular vekili, davanın yetki, süre, husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı 3.kişi ile borçluların ticari ünvanının benzer olduğu, aynı adreslerin kullanıldığı, bir kısım çalışanların aynı olduğu, davalı 3.kişi şirketin borçlu firmanın devamı niteliğinde bulunduğu, yapılan işlemlerin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik ve muvazaalı devir niteliğinde olduğu, devir alanın da borçtan sorumlu olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar (3.kişi ve borçlular) vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, alacaklı yararına tazminat koşullarının oluşmamış olmasına göre de, davacı (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
İstihkak davalarında takip konusu alacak tutarı ile haczedilen malın değerinden hangisi daha azaise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin III.kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; mahkemece, mahcuz malın değerinden daha az olan takip konusu 26.632,00 TL. alacak miktarı üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde hesaplama yapılmış olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/7838, K. 2011/12913, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama