KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7879 E., 2012/7739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı hazine vekili, vergi mükellefi borçlu ... Tekstil ve Sanayi Ltd. Şirketi hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 344.maddesi gereğince yapılan takipte, borçluya ait olan ve mal kaçırma amacı ile 4 ayrı depoya kaçırıldığı ihbar edilen yerlerden,davalı ... ve ... Tekstil Ltd. Şirketine ait depoda ve ... kablo Usul Haşil isimli işyerinde 09.10 2007 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişiler lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, 6183 sayılı Yasa'nın 67.maddesine dayalı olarak 3.kişilerin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, borçlu hakkında alınan ihtiyati haciz kararı aleyhine Vergi Mahkemesinde dava açıldığını, takibin kesinleşmediğinden davanın ön koşulu bulunmadığını davalılarla uzun yıllardır mal alış verişi olduğunu, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... kendisi ve sahibi olduğu ... Tekstil Ltd şirketini temsilen borçlu şirket ortakları ile akraba olduklarını, ancak ticari alış verişlerinin uzun yıllara dayalı olduğunu, mal kaçırmanın söz konusu olmadığını, malların kendisine ve şirketine ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, haciz tarihi itibari ile borçlu firmanın stoğunda haczedilen malları karşılayacak malı bulunmadığı, dolayısı ile borçluya ait olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, ayrıca Denizli 3.İcra müdürlüğünün
sayılı takip dosyasından borçlunun stoğundaki tüm malların haczedildiği ve buna dair haciz tutanağının tutulduğu, davacının bu malların borçluya ait olduğunu ispatlayamadığı ve davalı 3.kişilerin haciz tarihi itibari ile iplik stoğunun haczedilenlerin çok üzerinde bulunduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı alacaklı vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-1136 sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesindeki "6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir" hükmü gereğince davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken nisbi vekalet ücrekine hükmedilmesi usul ve yasaya aykıdır.
Ne var ki, (HMK'nun 370/2)H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/7879, K. 2012/7739, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama