KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/8056 E., 2011/8399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün 2008/5202 Esas sayılı dosyasında yapılan, 17.04.2008 günlü hacze konu menkullerin borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, haczin yapıldığı yerin kira sözleşmesi uyarınca ve demirbaşları ile birlikte 7 yıldır davacı şirket tarafından işletildiğini, kasadan alınan paranın üçüncü kişiye ve diğer mahcuzların da kiralayana ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borca itiraz dilekçesinde borçlunun haciz mahallinin sahibi olduğu yönünde kabulünün yer aldığını,öte yandan davacı şirket yetkilisi ile borçlu arasında baba oğul ilişkisinin bulunduğunu, istihkak iddiasının kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “takip borçlusunun davacı şirket ortakları arasında yer almadığı, üçüncü kişi şirketin kuruluşundan beri aynı adreste faal olduğu, takibe konu borçtan davacı şirketin sorumlu olamayacağı, tazminata ilişkin yasal koşulların ise oluşmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesinde, Dairemize ait 14.10.2010 gün, 6890-8291 sayılı ilam ile “üçüncü kişinin kira sözleşmesine dayandığı, ancak kiracılık ilişkisinden doğan
Hakların sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, hacze konu para dışındaki mahcuzlar yönünden davacının taraf sıfatını taşımadığı, para ile ilgili istihkak iddiasının ise aradaki organik bağ içinde alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünün kabulü ile davanın reddi gerektiği“ gerekçesi ile bozulmuş, Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: bozma ilamındaki sebeplere dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/8056, K. 2011/8399, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama