KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/8599 E., 2012/2599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı ...'ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışın yakın akrabalar arasında yapıldığı ve satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, satış tarihi itibariyle taşınmazların üzerindeki ipotek ve haciz yükü dikkate alındığında bedel farkının oluşmadığının anlaşılmasına, ancak 3.kişi ...'in borçlunun eşi olmasına, İİK'nun 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Kabule göre de tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazların tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha fazladır. Buna göre karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde yazılı değerin harca esas alınması doğru görülmemiştir.Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK'nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/8599, K. 2012/2599, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama