KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2011/8866 E., 2012/2242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'nun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmaz hissesini 12.5.2010 tarihinde eniştesi davalı ...'ya sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, takip konusu bononun davalı ... tarafından davacının ortağı ve temsilcisi olduğu şirkette işe başlarken teminat amacıyla verildiğini,alacağın gerçek bir alacak olmaması nedeniyle dava koşullarının oluşmadığını, Ziya'nın zaman zaman davalı ...'den borç aldığını, davalı ...'in dava konusu hisse ile bitişiğinde dava dışı ... 'e ait hisseyi de iyiniyetle ve gerçek bedelle alıp fiilen kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre,borçlu ile diğer davalı arasında enişte-kayın düzeyinde akrabalık bulunduğundan İİK 278.madde kapsamında yapılan ivazlı tasarrufun bağışlama hükmünde olması nedeniyle iptale tabi olduğu, alacağın gerçek bir alacak olmadığı iddiasının bu davada araştırılamıyacağı, öne sürülen iddianın davacı ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu yönünde olmadığı,ancak menfi tesbit davasına konu olabileceği, bu konuda açılmış bir dava bulunmadığı, dava devam ederken böyle bir dava açılmış olsa bile açılacak davanın tasarrufun iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle bekletici mesele dahi yapılamıyacağı
gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/8866, K. 2012/2242, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama