KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/8922 E., 2011/9874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırma amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir. Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat'i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir.
Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır.
Somut olayda borçlu davalının adresinde 31.03.2010 ve 03.06.2010 tarihlerinde yapılan hacizler sırasında tutulan tutanaklardan borçlunun borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığı, borçluya ait olup haciz konulan taşınmazların bilirkişiler tarafından belirlenen değerlerine göre borcu karşılamayacakları anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlunun aciz halinin kabulü ile
dava şartının gerçekleştiği düşünülerek işin esasına girilmesi, tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/8922, K. 2011/9874, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama