KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/9766 E., 2012/3538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı toplamı 6.874,18 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davanın kısmen kabulü ile toplam 6.494,60 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre, sigortalı aracın işletilmessi nedeniyle 3. şahsın aracında meydana gelen gerçek zararlar ve değer kaybı sigorta teminatı kapsamında olup, kazanç kaybı sigorta poliçesi ile güvence altına alınan zarardan değildir.
Bu durumda mahkemece, teminat dışında kalan kazanç kaybı zararının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, davanın kısmen reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/9766, K. 2012/3538, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama