KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/1037 E., 2012/7049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu ...'in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı ...'na sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...'na usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunması ve borçlu ile davalı arasında yakın akrabalık bağı bulunması nedeni ile satış işlemlerinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmaz yönünden davalı ...'e yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK'nın 278/III-2. maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişiler tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle
kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, ayrıca davalı ...'in borçlu ...'in babası olmasına İİK'nın 278/III-1. bendinde bu derece yakın akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK'nın 281/II. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1037, K. 2012/7049, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama