KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/10708 E., 2013/13943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 08.10.2013 Salı günü davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davacı ve diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı ve taraflar arasında bir yakınlık da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı vekili tarafından davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişinin bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın bulunmamasına, borçlu ve 3. kişi ile farklı yerlerde ikamet eden davacı tanıklarının soyut beyanlarına dayalı hüküm verilmemesinde de bir isabetsizlik olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK. m. 281 ).
Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir ( Y.H.G.K. 25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ). Somut olayda taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri ile 3. kişi tarafından satış için ödenen bedeller arasında karşılaştırma yapmak için alanında uzman bilirkişiden de rapor alınmamıştır.
Hal böyle olunca Mahkemece taşınmazın satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek değeri arasında mislini aşan bir fark olup olmadığı araştırılmalı, davalı ... tarafından taşınmaz alımı için kullanılan kredinin de satış bedeline eklenmesi gerektiği gözden uzak tutulmadan hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/10708, K. 2013/13943, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama