KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/10903 E., 2014/438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2014
- Mahkemesi
- Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2012
- Numarası
- 2011/993-2012/376
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 32.İcra Müdürlüğü'nün 2009/3657 sayılı takip dosyasından haczedilen 34 PK 144 plakalı aracın hacizden önceki bir tarihte noter kati satış sözleşmesi ile borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, noter satışına rağmen aracın davacı adına tescil ettirilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, aralarında akrabalık ilişkisi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin noter satışından sonra konulduğu, tescilin mülkiyeti etkileyen bir işlem olmadığı, mülkiyetin satışla davacıya geçtiği gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince vekalet ücreti ve yargılama masraflarına ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 3.kişinin 96.vd.maddelerine dayanan istihkak istemine ilişkindir.
Davacı 3.kişinin, dava konusu aracın mülkiyetini 2918 sayılı yasaya göre geçerli bir şekilde kazandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, davalı alacaklı vekili, icra müdürlüğüne verdiği 2.11.2011 tarihli dilekçesi ile istihkak iddiasına itiraz etmiş, bunun üzerine icraca prosedür işletilerek dosya icra mahkemesine gönderilmiş, mahkemece 3.kişi istihkak davası açmıştır.
Kaldı ki davalı alacaklı vekili cevap dilekçesiyle de davayı kabul etmemiştir. Bu durumda, davalı alacaklı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi olarak alacaklıya yükletilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/10903, K. 2014/438, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama