KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/11109 E., 2013/13944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı ve davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerince istenmiş, davalı ... tarafından duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.10.2013 Salı günü davalı ... vekili Av. ... geldi. Diğer davalılar ve davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı Banka vekili, davalı borçlular ... ve ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışlarına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ...’a yapılan satışta bedel farkının bulunmadığı ve bu davalının, davalı borçluların alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılamaması nedeniyle davanın reddine, davalılar ... ve ...’nün borçluları daha önceden tanıması satışlarda bedel farkının bulunması nedeniyle bu davalılara yapılan tasarruflar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili, ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ...’e yapılan satışlarda ...’in borçlu ile eskiye dayanan ticari ilişkileri ile taşınmazın eski sahibi olmasından borçluların alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmasına,
reddedilen taşınmazlar açısından da taşınmazların satış bedelleri ile satış tarihindeki gerçek değerleri arasında satış bedeline ilave edilmesi gereken ödemeler de nazara alındığında mislini aşan fark bulunmamasına ve davalı borçlular ile davalı 3. kişiler arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişilerin bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın da ispat edilememesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı ...’nün taşınmazı satın alırken taşınmaz üzerinde bulunan takyidatların ve satış bedeline mahsuben yapılan ödemelerin de bedel karşılaştırılması sırasında nazara alınması gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Bu nedenle bu davalıya yapılan satışta bedel farkının oluştuğu kabul edilemez. Ayrıca davalı borçlular ve davalı ... arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişi ...’nün bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın da ispat edilemediği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu davalı açısından yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/11109, K. 2013/13944, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama