KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/11948 E., 2013/9324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraflar vekilince istenmiş, davalı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.6.2013 Salı günü davacı ...Ş vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılar tarafından davacı aleyhine başlatılan İzmir 21.İcra Müdürlüğünün 2010/9739, İzmir 12 İcra Müdürlüğünün 2010/13708,ve 2010/13709 sayılı icra takiplerinin konusu olan toplam 37.128 TL.nin borçlusu olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, Davacının İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2010/13709 sayılı takip dosyasında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu olduğuna, İzmir 21.İcra Müdürlüğünün 2010/9379 sayılı takip dosyasında ödemeler düşüldükten sonra kalan borcun tamamından sorumlu olduğuna, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2010/13708 sayılı takip dosyasında 3.430,84 TL asıl ve 3.83 TL faiz dışında fazlaya ilişkin kısmın İİK 68/son maddesi gereğince kaldırılmasına, dava yargılamayı gerektirdiğinden kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalılar tarafından başlatılan icra takiplerinin borçlusunun davacı olmadığının belirlenmesine yönelik menfi tespit davasıdır. Davanın kısmen kabul kararına
dayanak teşkil eden İzmir 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1086- 1552 sayılı kararı her nekadar Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 28.11.2011 tarihli kararı ile onanmış ise de, karar düzeltme istemi sonucu aynı dairenin 9.7.2012 tarihli ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiş olduğundan bu yeni durumun mahkemece yeniden değerlendirilebilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma kapsamına göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek icap etmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/11948, K. 2013/9324, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama