KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/11973 E., 2013/14624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... İnş. Oto. San. Ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... İnş. ve Malzemeleri Tur. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlu davalının kendisine ait alacakları diğer davalıya temlikine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... İnş. Oto San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine
2-Davalı ... İnş. Oto San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında amaç davacı tarafından alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra borçlu tarafından yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. İİK.nun 281/son maddesi hükmüne göre ise “davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim duruma göre her birini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder”.
Bu nedenle mahkemece davacının dava açmakta haklı olup olmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre tarafları yargılama giderleri ile mahkum etmesi gerekir. Somut olayda borçlu davalı ... İnş. ve Malzemeleri Tur. San. ve Tic. ...nin diğer davalı ... İnş. Oto San. ve Tic. A.Ş. ne dava dışı kurumlardaki hak ve alacaklarını temlik ettiği gerekçesiyle yapılan temliklerin iptali talep edilmiştir. Davalı 3. kişi konumundaki davalı ... İnş. Oto San. ve Tic.
A.Ş. diğer davalı borçluya yaptığı iş nedeniyle beton temin ettiği bunun karşılığı olarak da alacaklarını temlik aldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde de davalılar arasında bu yönde bir alışverişin bulunduğu, bu nedenle temlik işleminin ticari hayatın olağan işlemlerinden olduğu ve böylece davacının dava açmakta haklı olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacının yapmış olduğu yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/11973, K. 2013/14624, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama