KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/12190 E., 2013/14466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’ye satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve satışın ticari işletmenin devri niteliğinde olduğu ve davalı ...’nin, borçlunun mali durumunu bilebilecek olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı ...’nin, ortağı olduğu Şirket ile borçlu Şirket arasındaki ticari ilişkilerden dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Davacı tarafından borcun kaynağı olarak gösterilen 30/09/2008 tarihi ve daha sonraki tarihli çekler, iptali istenen tasarrufun yapıldığı 21/11/2007 tarihinden daha sonradır.
Bu nedenle takibe konu çeklerin davalı alacaklının ortağı olduğu şirket ile borçlunun ortağı olduğu şirket arasındaki bir ticari ilişki nedeniyle verilip verilmediği üzerinde de durulmamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece sözü edilen şirketler arasında bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve varsa takibe konu çeklerin bu ilişkiden dolayı düzenlenip düzenlenmediği, gerektiği takdirde bilirkişi vasıtasıyla ticari defterler üzerinde inceleme yaptırılarak neticelendirilmeden ve davacı takibindeki borcun da kapanıp kapanmadığı araştırılmadan yazılı olduğu gibi eksik araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/12190, K. 2013/14466, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama