KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/12779 E., 2013/568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
2.998 kelime·15 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkilerinin murisi .......'un davalı şirkete trafik sigortalı dava dışı ....kişiye ait araçla yaptığı kazada öldüğünü davacıların destekten yoksun kaldığını ihtara rağmen davalının ödemede bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik ....000 TL tazminatın ........2007 temerrüt tarihinden işyleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; ........2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak davacı eş için 45.000 TL, küçük çocuklar Ozan, Diyar ve Veysi için ayrı ayrı ....000'er TL, Sevda için ....000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili davacıların talebinin teminat kapsamında olmadığını, davacıların murisinin olayda tam kusurlu olduğunu, kimsenin kendi kusuruna dayanamayacağını, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere karşı yöneltebileceği taleplerin sigorta teminatı dışında bulunduğunu, gerçek zarardan sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
........2008 gün 2007/470-2008/210 sayılı davanın kabulüne dair önceki hükmün davalı ... şirketi vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin ........2009 gün 2008/2776-2009/8910 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasından sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
...-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, trafik kazasında hayatını kaybeden sürücünün mirasçıları tarafından hak sahibi sıfatıyla, olay sırasında murisin yönetiminde olan aracın ...'ne karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık murisin meydana gelen trafik kazası neticesinde ölümü sonucu onun desteğinden yoksun kalanların aracın işleteni dolayısıyla onun hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı sigortacıdan tazminat isteyip istemeyecekleri noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, ...'de sigortacı, işletenin 2918 Sayılı ...'nin 85/... maddesi hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu, aynı Yasa'nın 91/... maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/... maddesi hükmü, gerekse ... ......nın ....maddesi hükmü ölüm veya cismani zararlar yanında ancak bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüştür.
Aynı Kanun'un 92/b ve poliçe genel şartlarının 92/...-c bendi hükümlerinde işletenin, eşinin, usul ve fürunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin teminat dışı olduğu da hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, ...'nin asıl amacının ....kişilere verilecek zararların güvence altına alınması ilkesinin bir tekrarı niteliğindedir.
Ancak, anılan maddede bedeni zararlardan söz edilmemiş, sadece mal zararlarının güvence dışı olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Doktrinde bu düzenleme nedeniyle, işletenin yasada sayılan yakınlarının uğramış oldukları bedensel zararların ... güvencesi içinde kaldığı kabul edilmektedir. Bu sonuçların işleten sıfatı olmayan sürücünün aynı derecedeki yakınları içinde geçerli olduğunun kabulü gerekir.
Zira, sigortacının bu kapsamdaki sorumluluğunu sınırlayan aynı Yasa'nın 92.maddesinde araç sürücüsünün aynı derecedeki yakınlarının bu kapsamın daşında kaldığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, sigorta poliçesi genel şartlarında da bu yolda bir sınırlama getiril-
.
memiştir. O halde sürücünün aynı derecedeki yakınlarının da murislerinin ölümü nedeniyle, ...'den, bedensel zararlar kapsamındaki destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istemde bulunabilecekleri ilke olarak benimsenmelidir. Esasen, doktrinde de sürücü ve yardımcıların işletene karşı tazminat isteminde bulunabilecekleri, dolayısıyla onun sigortacısının da sorumlu olması gerektiği kabul edilmektedir.
Önemle vurgulanmalıdır ki BK'nun 45/III.maddesine göre destekten yoksun kalma tazimnatı desteğinden mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlara aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur.
Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir. (HGK'nin ........2011 gün ve 2011/...-142-411 E.K. ve ........2011 gün ve 2011/...-34-216 ...sayılı ilamları)
Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zararı sürücünün ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte sürücü üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı mirasçılık sıfatı ile bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın sürücünün kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi doğrudan sürücünün zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zararda değildir.
Sürücünün ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte zarar doğrudan ....kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zararda değildir. Hal böyle olunca, aracı kullananan şoförün kusuruyla meydana gelen kazada ölümü nedeniyle talep edilen destek zararının, ölenin değil ....kişi durumundaki destek tazminatı isteklilerinin zararı olduğu kabul edilmelidir.
Destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan sürücünün veya onun sorumluluğunu üstlenen işletenin üzerinde doğup mirasçılarına intikal edeceğinden işletenin ve sürücünün kusurunun davacıların haklarına ve dolayısıyla da taleplerine etkili olup olmayacağı yönündeki savunmalar ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebilecekti.
Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararı,
desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasıda düşünülemez. Şu hale göre, sürücü murisin ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup, bu zarar gerek kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez. Ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır.
Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan ....kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı iddiasıyla kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun araç şoförünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği kabul edilmiştir.
İşleten ve sürücünün aynı derecedeki yakınları trafik sigortacısı karşısında, bedensel zararlar bakımından ....kişi konumunda olduklarına göre, sürücü murisin kusuru ile işletenin varsa ayrıca oluşan kusuru toplamı kadar hukuki sorumluluk üstlenen trafik sigortacısından, bu toplam kusur oranına isabet eden destek tazminat miktarı kadar ve poliçe limitini geçmemek kaydıyla talepte bulunabileceğinin kabulü gerekir.
Zira, işleten ve sürücü yakınlarının murisinin ölümünden doğan zararlarına ilişkin istemleri ....kişi olmaları nedeniyle miras hukuku ilişkisinden bağımsız istemler olup, sigorta hukuku ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerekeceğinden, murisin kusuru oranından yararlanmamaları gerektiği artık söylenemeyecektir.
Bir başka deyişle muris sürücünün kazadaki kusur oranı ile bu kusurun dışında kalan işletenin ayrıca oluşabilen varsa kusur oranının belirlenmesi, olaya neden olan başka bir davalı ya da dava dışı bir başka araç varsa müteselsilen tahsil istemini de varlığı halinde bunların kusurunun toplanması, poliçe limiti aşılmadan tahsile karar verilmesi gerekecektir. ........2012 gün 2012/...-215-413 E., K. sayılı ve ........2011 gün 2011/...-787 E. 2012/92 K. sayılı .... kararları da bu yöndedir.
Yukarıdaki açıklamalar altında somut olaya bakıldığında, davacıların murisi ....... sürücüsü olduğu araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında ölmüştür. Kaza tesbit tutanağında murisin olayda tamamen kusurlu olduğu ve ayrıca
.l üzerinde münferit çukurlar bulunduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan 01.....2010 tarihli bilirkişi raporunda, murisin, bozuk zeminli karayolunda gündüz vakti aracını güvenli şekilde sevk ve idare edebilmek için hızını iyi ayarlaması, bozuk satıhlı kesimde daha düşük hızla sürmesi, aracını kendi gidişine ayrılmış şeritten çıkartmadan sürmesi gerekirken ... hızla aracını sürdüğü çukurlara geldiğinde yavaşlamak yerine hem direksiyonu sola kırıp hem de etkili fren yaptığı aracın karayolu dışına çıkmasını, şevden aşağı düşerek takla atmasına,
emniyet kemeri takılı olmadığından araçtan düşerek ölümüne sebebiyet verdiği kazada %70 oranında asli dava dışı ...'nün olay yerinde uyarıcı işaretleme yapmaması karayolunda çukurlar oluşan kesimleri tehlikeye açık olarak bırakması nedeniyle %... oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, davacıların murislerinin kusurlarına isabet eden destek tazminatını ... şirketi olan davalı sigortacıdan talep edemeyecekleri, dava dışı idarenin hizmet kusurunun bulunması nedeniyle dava dışı ...'nün %... kusur oranına isabet eden destek tazminatının ise ancak dava dışı idareden talep edilebileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde tazminatın davalıdan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketinin %100 kusur oranına göre poliçe limitini geçmemek kaydı ile sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/12779, K. 2013/568, 24 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama