İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/12975 K.2014/5447

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı B.. Ş.. ve davalı Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmesi…

Esas2012/12975Karar2014/5447Tarih10 Nisan 2014Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2012/12975 E., 2014/5447 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2014
Mahkemesi
Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
16/03/2012
Numarası
2010/14-2012/114
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı B.. Ş.. ve davalı Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Asıl davada; davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı oldukları aracın, 02.12.2009 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkillerinden Hakan, Ziynet ve Muhammet'in ağır derecede yaralandıklarını, müvekkillerinin kızı R. A.

Y.'un da yaşamını yitirdiğini belirterek, davacı baba Hakan için kızının ölümü nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, kendisinin yaralanması nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve oğlu Muhammet'in yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne Ziynet için kızının ölümü nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, kendi yaralanması nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve oğlunun yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı Muhammet için kardeşinin ölümü nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacılar vekili tarafından 06.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilmiş ve maddi tazminat istemi yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmıştır.

Birleştirilen davada ise; kazaya neden olan aracın trafik sigorta poliçesinin iptal edilmiş olması nedeniyle davalı Güvence Hesabı'na husumet yöneltilerek maddi tazminat istenmiştir.

Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, tüm davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı H.. Y.. için toplam 10.193,00 TL maddi ve oğlunun yaralanması nedeniyle 3.000,00 TL manevi tazminata, kızının ölümü nedeniyle 14.000,00 TL manevi tazminata, davacı Ziynet için toplam 11.415,04 TL maddi tazminat ve kızının ölümü nedeniyle 14.000,00 TL manevi, oğlunun yaralanması nedeniyle 3.000,00 TL manevi tazminata, davacı Muhammet için 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ile davalı B.. Ş.. ve davalı Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalı Güvence Hesabı vekilinin temyiz itirazları yönünden; dava, trafik kazası sonucu ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Asıl dava, kazaya neden olan aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketine karşı açılmıştır.

Asıl davanın davalısı Ma. Sigorta A.Ş vekili, diğer davalı B.. Ş..'e ait olan aracın, müvekkiline trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu; ancak, 02.12.2009 tarihinde meydana gelen kazadan önce 28.08.2009 tarihinde sigortalı B.. Ş..'in talebi üzerine sigorta poliçesinin iptal edildiğini ve bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur.

Davacılar vekili, kazaya neden olan aracın trafik sigorta poliçesinin iptal edilmiş olduğunun ileri sürülmesi nedeniyle davalı Güvence Hesabı'na husumet yönelterek ayrı bir dava açmış ve Güvence Hesabı aleyhine açılan dava, eldeki bu dava ile birleştirilmiştir.

Mahkemece, “her ne kadar davalı M.Genel Sigorta A.Ş vekili, kazaya neden olan aracın sigorta poliçesini iptal ettiklerini beyan etmişse de davalılardan araç sahibi B.. Ş..'in sigorta poliçesinin iptaline ilişkin başvurusunu gösterir dosyaya herhangi bir kayıt ya da belge ibraz etmediğinden bu savunmaya itibar edilmediği” açıklanarak trafik sigorta poliçesinin geçerli olduğu benimsenmiş olmasına rağmen hüküm altına alınan maddi tazminatlardan hem M.Genel Sigorta A.Ş, hem de Güvence Hesabı birlikte sorumlu tutulmuştur.

Şu durumda; taraflar arasındaki uyuşmazlık ve öncelikle çözümlenmesi gereken husus, kazaya neden olan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığı, dolayısı ile davalı Güvence Hesabına husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Motorlu araçların neden olduğu kazalarda, zarar gören üçüncü kişilerin hangi durumlarda Güvence Hesabı’na başvurabilecekleri ve hangi zararlardan sorumlu olduğu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9.maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemelere göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) yaptırılmaksızın trafiğe çıkarılan bir motorlu aracın kişiye verdiği zararlar nedeniyle trafik sigortası kapsamında ödenecek tazminat ve tedavi giderlerinden Güvence Hesabı sorumlu bulunmaktadır.

Somut olayda; dava konusu kazaya neden olan aracın, davalı M. Genel Sigorta A.Ş nezdinde düzenlenen trafik sigortası poliçesinin bulunduğu anlaşıldığından ve mahkemenin de gerekçesinde yaptığı açıklamalardan davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen ve kaza tarihi itibariyle geçerli bir trafik sigorta poliçesinin bulunduğunun benimsediği anlaşıldığından, belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca davalı Güvence Hesabına husumet yöneltilerek tazminat istenemez.

Öte yandan; sigorta poliçesinin, sigorta ettirenin isteği üzerine iptal edildiği iddiasının bu sözleşmenin tarafları arasında ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceğine ve bu hususun üçüncü kişi olan davacılara karşı ileri sürülemeyeceğine göre davalı Güvence Hesabı Yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Bu durumda; mahkemece, davalı Güvence Hesabı'nın zarardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığından hareketle davacıların destekten yoksun kalma zararlarının yeniden hesaplattırılması ve davalı Güvence Hesabı tarafından yargılamanın devamı sırasında davacılara ödenen tazminatın güncelleştirme yapılmadan indirilmesi yönünde yeniden aktüer bilirkişiden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken açıklanan bu yönler gözetilmeksin yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

2-Davalı B.. Ş.. vekilinin temyiz itirazları yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı B.. Ş.. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

4-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı anne ve baba yararına kızlarının ölümü nedeniyle takdir olunan manevi tazminatın az olduğu ve dava dilekçesinde, davacı anne ve babanın kızlarının ölümü nedeniyle istemiş oldukları manevi tazminat miktarlarının da ılımlı ve olaya uygun düştüğü görülmüş ve davacı anne ve babanın kızlarının ölümü nedeniyle istemiş oldukları manevi tazminat istemlerinin aynen kabulüne karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Güvence Hesabı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Güvence Hesabı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı B.. Ş.. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3.240,13 TL kalan harcın temyiz eden davalı B.. Ş..'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı Güvence Hesabı'na geri verilmesine 10.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/12975, K. 2014/5447, 10 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12975
Karar No
2014/5447
Tarih
10 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/13041 K.2014/6937
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/13042 K.2014/3825
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/13065 K.2014/7922
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/13097 K.2014/5411
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/13116 K.2014/6332
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/13123 K.2014/5906

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.