KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/13521 E., 2012/13473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, dava konusu hacizlerden 19.6.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminin, davalı borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı, takip talebinde belirtilen ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, haciz uygulanan adreslerin davacı 3.kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olmadığı, dava konusu 22.6.2009 tarihli diğer haciz işleminin uygulandığı adresteki taşınmazın da daha önce borçlu şirket adına kayıtlı iken borcun doğum tarihine çok yakın bir tarihte 3.kişi şirket ortakları ile yakın akrabalık bağı olduğu anlaşılan kişiye satışının yapıldığı,
yine 19.6.2009 tarihli haczin yapıldığı taşınmazın da borçlu şirket tarafından 3.kişiye kiralandığı, haciz sırasında borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğu, bu durumda İİK 97/a maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesi gereğince haczedilen taşınır malların borçlu ile 3.kişinin birlikte elinde bulundurduklarının ve İİK 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, öte yandan davacı 3.kişinin borcun doğumundan sonra borçlu ile aynı konuda, aynı yerde ticari faaliyete başladığı, 3.kişi tarafından ibraz edilen faturalara göre de borçlu şirketin
menkullerini borcun doğumundan sonra davacı 3.kişiye devrettiği, borçlu ile davacı 3.kişi şirket arasındaki işlemlerin mal kaçırmaya yönelik danışıklı iş yeri devri niteliğinde olduğu,biran için olayda danışıklı iş yeri devri bulunmadığı düşünülse bile aradaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan, İİK 44 ve BK 179.maddesinin uygulanması gerektiği, anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiğinin iddia ve ispatlanamadığı, bu durumda devrin alacaklının haklarını etkilemiyeceği gibi devir alan davacının da BK 179.madde gereğince işletme borçlarından sorumlu olacağı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulünün isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda dava konusu hacizlerden 19.6.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminin, davalı borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı, takip talebinde belirtilen ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı,haciz uygulanan adreslerin davacı 3.kişinin ticaret sicilinde kayıtlı adresleri olmadığı, dava konusu 22.6.2009 tarihli diğer haciz işleminin uygulandığı adresteki taşınmazın da daha önce borçlu şirket adına kayıtlı iken borcun doğum tarihine çok yakın bir tarihte 3.kişi şirket ortakları ile yakın akrabalık bağı olduğu anlaşılan kişiye satışının yapıldığı,
yine 19.6.2009 tarihli haczin yapıldığı taşınmazın da borçlu şirket tarafından 3.kişiye kiralandığı, haciz sırasında borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğu, bu durumda İİK 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı 3.kişinin borcun doğumundan sonra borçlu ile aynı konuda aynı yerde ticari faaliyete başladığı, borçlu ile davacı 3.kişi şirket arasındaki işlemlerin muvazaalı işlemler olduğu, ayrıca, İİK 44 ve BK 179.maddeleri gereğince borçlunun iş yeri devrini ticaret sicil memurluğuna bildirdiğine ilişkin herhangibir kayıt da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;
hüküm, davacı 3.kişi ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/13521, K. 2012/13473, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama