KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/14439 E., 2012/13063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili,...İcra Müdürlüğü’nün 2009/8402 sayılı Takip dosyasında yapılan 16.07.2010 günlü hacze yönelik istihkak iddiasının icra takibini sürüncemede bırakmak için ileri sürüldüğünü, takip borçlusunun üçüncü kişi şirketin ortağı ve şirket yetkilisinin de kardeşi olduğunu, takibe dayanak çekte inşaat malzemesi satışı ile ilgilendiğini belirttiğini ve çek hesabının bulunduğu banka şubesine bildirdiği adresin de haciz adresi olduğunu, haczin İİK’nin 97. maddesi gereğince yapılmış sayılması gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “borçluya dava konusu haciz adresinde tebligat yapılmadığı, takip adresinde yapılan 30.03.2010 günlü hacizde borçlunun hazır bulunarak borcunu kabul ettiği, mahcuzlarla ilgili sunulan faturaların üçüncü kişinin ticari kayıtlarında yer aldığı, bunların borçluya ait olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemize ait 08.12.2011 gün, 8429–11981 sayılı ilamı ile somut olayda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olması,
ispat yükü altında olan üçüncü kişinin borçlunun bağımsız bir iş yeri olduğunu kanıtlayamaması, takibe konu çekin borçlunun davacı şirket bünyesindeki ticari faaliyetleri sırasında düzenlendiğinin kabulü ile davanın
kabulü gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda :”takip borçlusu ve üçüncü kişinin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, borçlunun kardeşinin üçüncü kişi şirket ortağı olduğu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, İİK’nun 99. maddesinin sehven uygulanmasının ispat yükünün yer değişmesi sonucunu doğurmayacağı, istihkak iddiasının kanıtlanmadığı” gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/14439, K. 2012/13063, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama