KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2012/15656 E., 2014/3451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili süresi dışında davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...'in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalılardan ...'e 12.09.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise davalı vekili tarafından HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 28.09.2012 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde taşınmazı alacağına karşılık aldığını bildirmesine göre borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/15656, K. 2014/3451, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama