KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/1781 E., 2012/5446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı maliki olduğu aracın davalı şirkete ait araçla çarpışması sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.500,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, olay tarihinde polis memurları eşliğinde müvekkilinin araçlarının kontrolü sonucunda araçlar üzerinde çarpma ile ilgili iz ve emareye rastlanmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. .
Mahkemece davaya konu hasara sebep olan aracın davalıya ait araç olduğuna dair yeterli delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı vekilinin 7.500,00 TL maddi tazminat isteminde bulunarak açmış olduğu davanın reddine karar verildiği halde, yargılama sırasında kendisini vekil
aracılığı ile temsil ettiren davalı ... İnşaat Taah. Haz. Beton Tur. San. Ve Tic. A.Ş. ( Beton Turizm San. A.Ş.) yararına AAÜT. hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY
06.08.2007 tarihinde 06.45'de davacı yönetimindeki aracın maddi hasarlı trafik kazasına maruz kalması, davacı aracına çarpan aracın olay yerini terk etmesi üzerine davacı derhal ilgili zabıtaya müracaat ederek aynı gün saat 08.45'de alınan ifadesinde “kendisine sarı renkli damperli bir kamyonun çarptığını, plakasını alamadığını, kamyonun olay yerine yakın yerde alt geçit inşaatı yapan şirkete ait olduğunu bildirmiş,
İlgili şirketin şantiyesinde saat 09.15'de yapılan tespit sonucu düzenlenen tutanakta “şantiyede davalı şirkete ait dört adet ... marka sarı renkli hafriyat kamyonu olduğu, ..., ..., ... ve ... plakalı araçlara bakıldığında kamyonlar üzerinde çarpma ile ilgili iz ve emareye rastlanmadığı” tespit edilmiş,
Davacı kendi aracına çarpan aracın ... plakalı araç olduğunu bildirerek eldeki davayı açmış,
... plakalı aracın tescil kaydında, davalı adına kayıtlı bulunduğu, sarı renkli damperli kamyon olduğu anlaşılmış,
Yeminle dinlenen davacı tanığı ... keşif ve 21.12.2010 günlü anlatımında davacının iddia ettiği şekilde olayı anlatarak kamyonun sarı renkli olduğunu damper kısmının davacı aracına çarptığını ... plakalı aracın tam plakasını davacıya verdiğini ancak aradan zaman geçtiği için plakayı ayrıntılarıyla hatırlamadığını” beyan etmiş,
Yargılama sonucunda davalı aracına çarpan aracın davalıya ait araç olduğu ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmiş,
Sayın çoğunluk tarafından yerel mahkeme gerekçesi haklı bulunarak karar onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum
Zira dosya içeriği ile davacı aracının olay tarihinde hasar gördüğü sabit olup davacının davalı aleyhine dava ikame etmesinde husumetli olduğu davalı tarafça iddia ve ispat edilmiş değildir.
Davacı kendi aracına çarpan aracın sarı renkli damperli kamyon olduğunu, alt geçit inşatında çalıştığını olaydan hemen sonra zabıtaya verdiği ifadesinde bildirmiş olup zabıtaca şantiye alanında yapılan tesbitte dört adet sarı renkli, tamamı davalıya ait damperli kamyonlar tesbit edilmiş,
Davacı kendi aracına çarpan aracın ... plakalı araç olduğunu bildirerek dava açmış
Dinlenen davacı tanığıda aracın sarı renkli damperli, ... plakalı olduğunu olaydan sonra aracın tam plakasını davacıya söylediğini aracın ... plakalı olabileceğini aradan zaman geçmesi nedeniyle plakayı hatırlayamadığını beyan ederek davacı iddiasını doğrulamış, gelen trafik kaydı ile de aracın davacı adına kayıtlı, sarı renkli ve damperli kamyon olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece tanık beyanına kesin olmadığından bahisle itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece tanık ifadesine değer verilmemesinin gerekçesi hukuki olmadığı gibi dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Olaydan sonra şantiyedeki dört araçta yapılan incelemede çarpmaya ilişkin iz ve imareye rastlanılmadığı tespit edilmiş ise de davacı aracına çarpan kamyonun demirden mamul damper kısmı ile çarpması, kamyonun hacmi, davacı aracının niteliği nedeni ile çarpan araçta iz ve emare tespit edilememesi gayet doğaldır.
Bu halde davacı aracına çarpan ve hasara neden olan aracın ... plakalı araç olduğu dosya içeriği ile sabit bulunduğu halde davayı ispat edilemediğinden bahisle red eden yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onayan sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/1781, K. 2012/5446, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama