KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2154 E., 2012/7110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, aracın davalının anlaşmalı olduğu servise tamir için bırakıldığını, servisin aracın sadece kaporta kısmında oluşan hasarı tamir ettiğini, motor kalorifer tesisatı ve bunlara bağlı sair aksamların tamir giderinin davalı şirket tarafından ödenmemesi sebebiyle bu hasarların giderilmediğini, davacının tesbit raporu ile belirlenen bahsedilen hasarları kendi imkanları ile giderdiğini, davalının daha sonra çekilen ihtara rağmen hasar bedelini karşılamadığını belirterek 5.989,11 TL onarım gideri, 142 TL ihtarname bedeli, 500 TL araç mahrumiyeti toplamı 6.631,71 TL'nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, görev ve işbölümü itirazında bulunmuş, davacı aracının önünde seyreden dava dışı araca çarpması ile ön kısmından hasarlandığını, hasar dosyası açıldığını, ekspertiz incelemesine göre aracın ön kısmında meydana gelen hasar bedelinin anlaşmalı servise ödendiğini, davacının talep ettiği motordaki hasarın gerek eksper, gerekse servis görüşü alınarak kaza ile ilgisinin olmadığının tesbit edildiğini, aracın sigortalı tarafından 2.el olarak satın alındığını, aracın bu kazadan önce de hasarının olduğunu, muhtemelen araç onarımının gereği gibi yapılmaması sebebiyle bu durumla karşılaşıldığını, kazanın ardından hasar çalışmasına başlama-
dan önce sigortalı tarafından servisin aranarak motordan ses geldiğinin belirtildiğini, araç hiç kullanılmadan hasarın hemen ardından motordan ses geldiğinin sigortalı tarafından bilinemeyeceğini, böyle bir hasarın kazadan önce olması durumunda bilinebileceğini, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını, kaza ile ilgisi olmayan hasarların bu kazada olmuş gibi talep edildiğini, ispat külfetinin yer değiştirdiğini, gerçek zarardan sorumlu olduklarını ve bunun yerine getirildiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, ihtarname bedeli ile araç mahrumiyeti zararının teminat kapsamında bulunmadığını, tesbit raporunun kendilerini bağlamadığını, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/2154, K. 2012/7110, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama