KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2280 E., 2012/6007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kadıköy 4.İcra Müdürlüğü'nün 2011/4309 sayılı takip dosyasından 8.4.2011 tarihinde haciz için gelinen müvekkilinin işyerinde, haciz ve muhafaza yapılmaması için 54.699,00 TL ödendiğini, işyerinin borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını, şirket ortağının şahsi borcundan dolayı şirket mallarının haczedilemeyeceğini, haciz ve muhafaza baskısı altında ödenen paranın müvekkiline iade edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda, dava konusu paranın davacı 3.kişi tarafından kendiliğinden icra dosyasına yatırıldığı, icra müdürlüğünce yapılmış bir haciz bulunmadığı bu nedenle davanın istihkak davası olmadığı, bu iddianın genel mahkemelerde açılacak bir davada ileri sürülmesi gerektiğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi işyerinde haciz ve muhafaza işlemi yapılmaması için icra dosyasına 54.699,00 TL ödediğini, işyerinin borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını, şirket ortağının borçlarından dolayı şirket mallarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek icra dosyasına ödenen paranın iadesini istemiştir. Bu niteliği ile uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd. maddelerine dayalı istihkak davası niteliğindedir. İstihkak davalarına İİK.nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne
göre bakılır. Bu nedenle nisbi harç alındıktan sonra duruşma açılması, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ olunarak gösterecekleri delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek dosya üzerinden inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/2280, K. 2012/6007, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama