İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/2916 K.2013/3117

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ...Ş. vekili ve ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu vekili…

Esas2012/2916Karar2013/3117Tarih11 Mart 2013Okuma6 dk · 1.169 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2012/2916 E., 2013/3117 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.169 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ...Ş. vekili ve ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacının kullandığı araca arkadan çarpması sonucu davacının boynunun arkaya savrulması ile yaralandığını, sol kol ve boynunda sürekli ağrılar ve kısıtlanmalar oluştuğunu, uzun süre tedavi gördüğünü, ameliyat olduğunu, tedavinin devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla meslekte kazanma gücü kaybı ve tedavi gideri olarak 7.000,00 TL. maddi tazminat ile 3.000,00 TL. da manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, manevi tazminattan ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini savunmuştur.

Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin kazaya karışan aracı kaza tarihinden önce uzun süreli kira sözleşmesiyle dava dışı ... İlaç Ecza Tic.Ltd.Şti.ne (Unvan değişikliğiyle... İlaç ve Ecza Tic.Ltd.Şti.) kiraya verdiğini, bu nedenle aracın işleteni sıfatı bulunmadığından hakkındaki davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, kusuru kabul etmediklerini ve davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere göre, 576,57 TL. maddi tazminatın (iyileşme sürecindeki kazanç kaybı) davalılar ...,... A.Ş. den olay tarihinden, davalı ... şirketinden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.500,00 TL. manevi tazminatın davalılar ...,... A.Ş. den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, sağlık harcamalarıyla (tedavi gideri) ilgili bedelin 6111 Sayılı Yasa kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumundan istenebileceğine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ...Ş. vekili ve ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalılar ... vekili ve davalı ...Ş. vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan meslekte kazanma gücü (geçici iş göremezlik) kaybı ve tedavi giderine yönelik maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.

Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.

Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.

Öte yandan, HUMK.’nun 49. (6100 Sayılı HMK.md.61) ve devamı maddelerine göre, davada taraf olmayan bir kimsenin lehine veya aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir. Husumet, re’sen dikkate alınması gereken bir konudur.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhinde usulüne uygun açılmış bir dava olmayıp davada taraf sıfatı bulunmamasına karşın, hüküm fıkrasında sağlık harcamalarıyla (05.4.2011 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen tedavi gideri) ilgili bedelin 6111 Sayılı Yasa kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumundan istenebileceğine şeklindeki ibare,

hükmün infazı sırasında ihbar edilen aleyhine kurulmuş bir hüküm olarak değerlendirilebileceği gibi hüküm fıkrasının (8) nolu bendinde reddedilen maddi tazminat yönünden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedildiği belirtilmesine karşın miktar gösterilmemiştir.

Bu hususlar hüküm fıkrasında taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olup yukarıda açıklanan yasa maddelerine aykırılık oluşturduğundan ve davada taraf sıfatı olmasa bile aleyhinde hüküm kurulduğu için ihbar edilenin hükmü temyizde hukuki yararının bulunduğu da kabul edilerek hükmün bozulması gerekmiştir.

3-) Kabule göre de; a-) Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" öngörülmüştür. Davacı tarafından talep edilen tedavi gideri anılan madde kapsamında olmayıp serbest meslek makbuzu niteliğinde olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğunda olup Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan talep edilemez.

b-) 2918 Sayılı Kanun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur.

Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir.

Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.

Somut olayda, 03.3.2008 tarihli kira sözleşmesine göre kazaya neden olan araç (36) aylığına davalı ...Ş. tarafından dava dışı (ihbar edilen) şirkete kiralanmış olup bu sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü halinde işleten sıfatının kiracıya geçtiğinin de kabulü gerekir.

Davalı ...Ş. vekili yargılama aşamasında, müvekkilinin aracı uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiraya verdiğini ve işleten sıfatı bulunmadığını ileri sürmüş, mahkeme tarafından bu konuda yeterli bir araştırma yapılmamıştır.

Bu durumda mahkemece taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesine göre, aracın fiilen teslim edilip edilmediği ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bu yönden de yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... vekili ve davalı ...Ş. vekili ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, yukarıda belirtilen taraf vekilleri ile ihbar edilen ve hükmü temyizde hukuki yararı olduğu anlaşılan Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı, davalı ..., davalı ...Ş.'ye geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/2916, K. 2013/3117, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2916
Karar No
2013/3117
Tarih
11 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/2917 K.2013/2708
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/2918 K.2013/4009
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/2927 K.2013/4021
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/2928 K.2013/4024
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2930 K.2013/4911
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/2931 K.2013/4351

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.