KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2981 E., 2012/7574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Yalova 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6923 sayılı Takip dosyasında yapılan 27.01.2011 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, iş yeri devri yapılmadığını, iş yerinde ... A.Ş. bayii olarak çalışmaya başladığını, borçlunun daha önce aynı yerde ... A.Ş. bayii olarak çalıştığını ancak sonradan faaliyetini durdurduğunu, kendilerine ait eşyaları da sökerek götürdüklerini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, ticaret sicil kaydına göre davacı ve borçlunun haciz adresinde faaliyet gösterdiğini, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, sunulan faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını, borçlunun kendisine ait makine ve teçhizatı söküp götürdüğüne dair belge ve bilgi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, davalı alacaklı asıl ise 09.08.2011 günlü oturumda, davacı üçüncü kişinin kendisinin çalıştığı borçluya ait iş yeri ile ilgisinin bulunmadığını, davacının çalışmaya başlamasından önce iki yıl süre ile akaryakıt istasyonunun kapalı kaldığını,
eski iş yerinin 2010 yılının Mayıs ayında açılacağını duyduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, davacının eski yakıt tankları ve dedektörlerle çalışmaya başladığını belirtmiştir.
Davalı (borçlu şirket) temsilcisi, haciz adresinde 1999–30.04.2010 arasında ... A.Ş.’nin bayii olarak faaliyet gösterdiklerini, daha sonra kapatarak 30.04.2010’da mülk sahibi olan belediye’ye yeri teslim ettiklerini, üçüncü kişinin bundan sonra düzenlenen kira sözleşmesi uyarınca faaliyete başladığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haciz adresindeki iş yerinin ... Ofisi A.Ş. bayii olarak çalışmak üzere üçüncü kişiye ... Belediye Başkanlığı tarafından 07.06.2010 başlangıç tarihli sözleşme ile kiralandığı, davacının bu iş kolunda uzun yıllardır faaliyet gösterdiği, borçlu şirketin de ticaret sicil kaydına göre haciz adresinde faal gözüktüğü, ancak burada fiilen çalışmadığı, ... ...nin borçlu ile imzaladıkları bayilik sözleşmesinin sona ermesi üzerine kendilerine ait demirbaşları sökerek götürdüklerini bildirdiği, faturaların ve ticari kayıtların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olduğu, tazminata ilişkin koşulların gerçekleşmediği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz adresinde üçüncü kişiden önce takip borçlusu şirket ... ...nin bayii olarak faaliyet göstermiştir.
Borçlu lisans iptali için Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu’na verdiği dilekçesinde haciz adresindeki iş yerini üçüncü kişiye devrettiğini belirtmiştir.
Diğer yandan ... A.Ş. Mahkeme’ye gönderdiği 23.08.2011 günlü yazıda, davacının gönderdiği 23.06.2010 tarihli ihtarname üzerine kendisine ait teçhizatı haciz mahallinden söktüğünü, diğerlerini ise borçluya fatura ettiğini bildirerek bunların listesini de göndermiştir. Sökülmeyen malzemenin fatura değeri 37.426,62.-TL’dir.
Mahkemece üçüncü kişinin, borçlu adına düzenlenen 08.12.2010 tarihli fatura kapsamında yerinde bırakılan eşyaları kullanmaya devam edip etmediği mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile saptanmamıştır. Ayrıca borçlu ve davacının ticari kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı için borcun doğumundan sonra işletme devri yapılıp yapılmadığı ya da borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünün davacıya devredilip devredilmediği denetlenmemektedir.
Oysaki borçlu, ... A.Ş. tarafından kendisine fatura edilen malzeme ve teçhizatı üçüncü kişiye devretmiş olabilir ki bu durumda da İİK’nun 280/son maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının sonucuna göre de alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/2981, K. 2012/7574, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama