KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/2985 E., 2012/6687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Çine 1.İcra Müdürlüğü'nün 2010/955 sayılı takip dosyasından 28.5.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun huzurunda yapıldığını, davacı 3.kişi ile borçlunun karı-koca olduklarını, borçlulara haciz adresinde ihtarname ve ödeme emri tebliğ edildiğini, davacının borcun doğumundan sonra haciz adresinde faaliyete başladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının haciz adresindeki faaliyetine haciz tarihinden önce başladığı bu durumun gerek tanık beyanları, gerekse ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, haczedilen malların davacıya ait olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz 28.5.2010 tarihinde borçluya ödeme emri tebliğ edilen, aynı zamanda alacaklının borçluya çektiği ihtarnamenin de tebliğ edildiği adreste, borçlu ...'ün huzurunda yapılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Haciz
yapılan adres borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan adres olup istihkak iddiasında bulunan 3.kişi borçlu ...'ün eşidir. Ayrıca istenilen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan faturalar ile vergi levhası, adi nitelikli kira sözleşmesi de karine aksini ispata yeterli değildir. Bu durumda karine aksinin ispat edildiğinden söz edilemez.
Haciz adresinde daha önce borçlunun faaliyette bulunduğu, 3.kişinin aynı adreste borçludan sonra 5.5.2009 tarihinde faaliyete başladığı, bir takım mahcuzların da 14.8.2010 ve 10.9.2010 tarihli faturalarla borçlu tarafından davacı 3.kişiye satıldığı, 3.kişi çalışanı ... ... adlı işçinin daha önce borçlunun yanında çalıştığı da dosya kapsamı ile sabittir.
Bu itibarla borçlu ile davacı 3.kişi arasındaki ilişki örtülü işletme devri niteliğinde olup İİK.nun 44.ve BK.nun 179.maddeleri uyarınca işletmeyi devralan 3.kişi işletmenin borçlarından da sorumlu bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözönünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/2985, K. 2012/6687, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama