KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3241 E., 2012/7409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde trafik sigortalı olduğunu, davalının 3. kişiye ödediği tazminatın rücuan tahsili için müvekkili aleyhine icra takibine başladığını zamanaşımı dolduktan sonra yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre davanın kısmen kabulüne, zamanaşımında sonra yapılan takip nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İİK'nun 72. maddesi uyarınca borçlu, takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespitini isteyebilir. Bir kimsenin maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı halde ödeme emrine itiraz etmediği için icra takibi kesinleştiği hallerde, borçluya genel hükümlere göre borçlu olmadığını tespit ettirmek imkanı tanınmıştır.
Ancak ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olduğu halde itiraz ederken zamanaşımını ileri sürmemiş olan borçlu, takip konusu alacağın takip talebinden önce zamanaşımına uğradığını bildirirerek bir menfi tespit davası açamaz. (Baki Kuru İcra İflas Hukuku El Kitabı Sayfa 312) O halde somut uyuşmazlıkta alacağın zamanaşımına uğradığı iddiası ile açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3241, K. 2012/7409, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama