KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3823 E., 2012/13544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.12.2012 Salı günü davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. Adem Adıgüzel geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkillerinin murisi ... ...'ın davalıya ... poliçesi ile sigortalı olan aracın sürücüsünün tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza neticesinde öldüğünü, davalının başvuruya rağmen ödeme yapmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 35.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna göre ve ıslah doğrultusunda; Davanın kabulü ile, davacı anne ... için 31.308,00 TL, davacı baba ... için 17.855,00 TL olmak üzere 49.163,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketinin zararı giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1. maddesinde, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta limiti kapsamındaki miktarların ödenmesi gerektiği düzenlenmiş olup aynı hükme Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12. maddesinde de yer verilmiştir. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü, ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise, dava tarihinde muaccel hale gelmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 18.02.2009 tarihinde verilen cevapta tazminat ödemesi için bazı evrakların ibraz edilmesi gerektiğinin bildirildiği ancak sonrasında herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı sigortacı yönünden bu tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasında temerrütün oluştuğu sabit olduğuna göre, sigorta şirketi yönünden 03.03.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK.'nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.'nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3823, K. 2012/13544, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama