KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3842 E., 2012/9881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda tam kusurlu olarak kendisine ait araçta hasara neden olduğunu, olaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağının doğru olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 22.3.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 7.361,00 TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili, davanın reddini savunmuşlar, davalı ... ise, davacı aracının ters yöne girmiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, İl Sağlık Müdürlüğü hakkındaki davanın araç tamir için bırakılıp hasardan sorumluluğu bulunmadığından reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 7.361,00 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışı-
lıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve trafik kazası tespit tutanağının aksine olay tarihinde kazanın olduğu yerde belediyenin yol çalışması olup, kazanın olduğu şeridin çift yönlü olarak kullanıldığının ilgili belediye yazısı, keşif tutanağı ile tanık beyanlarından anlaşılmasına göre, davalı ...'ün yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalı ...'in diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece olay yerinde keşif yapılıp tanıklar dinlenmiş ve kusur yönünden bilirkişiden rapor alınmış ise de bilirkişi raporun da davalı sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilip kusur oranı yüzde olarak belirtilmemiş olduğu gibi, davacı aracı kaza tarihinde 14 yaşında 1996 model bir araç olup, bilirkişi raporunda aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamış olduğundan, gerçek hasar miktarının belirlenmesi yönünden yeni bir rapor alınmayarak yargılamadan önceki yetersiz tespit raporuna bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur.
O halde, mahkemece, varsa davacı aracının davalı ... nezdindeki hasar dosyasının getirtilerek dosyanın HUMK.nun 275.
(HMK.md.266) maddesi gereğince yeniden seçilecek kusur ve hasar uzmanı bilirkişiye tevdii ile olay günündeki yol durumu, kazanın şekli ve çarpışma noktası dikkate alınıp duraksamaya yer vermeyecek şekilde tarafların kusur durumunun belirlenmesi, ayrıca, davacıya ait aracın yaşı, modeli, markası göz önünde bulundurulup, önceki bilirkişi raporu da birlikte değerlendirilerek, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı,
ekonomik ise onarım bedeli, değilse aracın kaza tarihindeki 2.el piyasa rayiç bedeli ile sovtaj değeri belirlenerek buna göre davacının gerçek zarar miktarının tespiti için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-) Davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Davalı ... Bakanlığı aleyhindeki dava husumet yönünden red edildiğine göre, davada kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi uyarınca, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönün göz ardı edilmesi de isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3842, K. 2012/9881, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama