KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3905 E., 2012/6742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda zarar gören üçüncü kişiye tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün sürücü belgesiz olduğunu, ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rücu koşulları oluşmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, trafik sigortalı aracın ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılırken asli kusurlu eylemi ile neden olduğu kazada yaralanan dava dışı üçüncü kişinin müvekkili aleyhine açtığı dava sonucunda hükmedilen maddi tazminatın müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın rücuan tahsili
için başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep etmiştir. Trafik Sigortası Genel Şartları B.4-a bendi sürücünün ağır kusurlu olması halinde, c bendi ise sürücü belgesiz olması halinde zarar görenlere ödenen tazminatın sigorta ettirenden rücuan talep edilebileceğini düzenlemiştir. O halde, öncelikle rücu koşullarının varlığı araştırılmalı, sürücünün sürücü belgesi olup olmadığı ya da ağır kusurlu olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda sürücünün tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de ağır kusur kavramı tam kusur kavramından farklı olup kasta yaklaşan kusuru ifade eder. Bu nedenle inceleme yetersizdir.
Ayrıca, dava dilekçesinde açıkça üçüncü kişinin yaralanması nedeni ile ödenen tazminatın rücuan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, rücu koşulunun varlığı kabul edildiği takdirde üçüncü kişinin yaralanmasının niteliği dikkate alınarak ödenmesi gereken gerçek zararın belirlenmesi için konusunda uzman hekim bilirkişiden rapor alınmak sureti ile hüküm kurulması gerekirken talep dışında araç hasar hasarına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3905, K. 2012/6742, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama