İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/3937 K.2012/9276

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2012/3937Karar2012/9276Tarih13 Eylül 2012Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3937 E., 2012/9276 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Eylül 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 5.000 TL.nın kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.4.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.670 TL daha artırarak toplam 7.670 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının aracını olay tarihinden 6 ay kadar önce haricen 3. kişiye sattığını, menfaat sahibinin değiştiğini bu nedenle sigorta sözleşmesinin kendiliğinden feshedilmiş olduğunu, hasardan sorumluluklarının bulunmadığını, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortalarında sigorta konusu mal değil, menfaattir. Bu itibarla sigorta akdini

yaptıran kimsenin bir malı sigorta ettirmekte para ile ölçülebilir bir menafaatının olması gerekir. Aksi halde TTK.nun 1264/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesi batıl olur.

Bu durumda aynı yasanın 1269. maddesinde açıklandığı gibi araç maliki veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışta alıcı sıfatı ile sicilde kayıtlı görülen veya malikin adi veya rehinli alacaklısı uzun süreli kiracı, Finansal kiralama sözleşmesine istinaden elinde bulunduran kişi, hukuki bir akde istinaden ariyet olarak elinde bulunduran ve buna mümasil para ile ölçülebilir bir menfaati bulunan kişilerin bir mal sigortası türü olan kasko sigorta akdi yaptırabileceği açıktır.

Kasko Sigortası Genel Şartlarının menfaat sahibinin değişmesi başlıklı C-5 maddesinde ise " Sözleşme süresi içinde menfaat sahibinin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi kendiliğinden feshedilmiş olur ve feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi gün esasına göre hesap edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir... süresinde kullanılmayan fesih hakkı düşer." denilmektedir.

Bunun ne anlama geldiğinin tesbitine gelince; burada yeni bir hukuki tasarrufla sigortalının sigorta akdini yaptırmakla menfaatinin son bulması ve bu menfaatin sigortalıdan başkasına geçmesi anlamında bulunduğunu kabulde zorunluluk vardır.

Diğer taraftan 2918 sayılı KTK.nun 20/d maddesine göre, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devir işlemleri aracın motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığına dair belgenin ibrazı halinde araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılır. Noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devir işlemleri geçersizdir. Bu hüküm kamu yararı ve kamu düzeni amacına yöneliktir.

Değinilen bu hüküm karşısında harici satış işlemi ile 3. kişinin araç üzerinde hukuken bir menfaatinin bulunduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Bu kural ortada iken aracın kayıt maliki dışında bir başkasına ait olduğu yolundaki mücerret açıklamalara değer verilerek o şahsın malik olduğunun, bu suretle menfaat sahibinin değiştiğinin ve sigorta akdinin sona erdiğinin kabulü doğru olmadığı gibi davalı tarafın aracın haricen satılması ile menfaat şartının değiştiğini ve sigorta akdinin sona erdiğini ileri sürmesi de yerinde değildir.

Çünkü araç üzerindeki menfaat sahipliği iddiası, satış yoluyla mülkiyeti devralma istemine dayandığından bu işlem geçerli olmadıkça menfaat devri de geçerli olmayacaktır.

Yukarıda açıklanan ilkeler altında somut olaya baktığımızda davacı ile davalı ... şirketi arasında 22.9.2007/22.9.2008 vadeli kasko poliçesinin düzenlendiği, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde 17.4.2008 tarihinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği ve aracın hasarlandığı, ihbara rağmen davalı sigortacının hasar bedelini ödemediği, aracın olay tarihi itibariyle sigortalı davacı ... adına trafikte kayıtlı bulunduğu hatta kaza tarihinden sonra 11.2.2009 tarihli 05780 yevmiye nolu ...

24. noterliğinde düzenlenen satış sözleşmesine istinaden dava dışı Murat Sönmez'e resmi şekilde satıldığı, aracın olay tarihinden önce dava dışı ... ...'a haricen satıldığına dair sürücüsü ... ...'ın davalı ... şirketine hitaben yazılmış 9.5.2008 tarihli dilekçesindeki soyut beyanından başka resmi merciler huzurunda alınan ifadelerin bulunmadığı,

bu hususta aracı haricen aldığı söylenen ... ... ile sigortalının dahi beyanlarının olmadığı kaldı ki sadece bu konuda verilen beyanın yeterli olmayacağı menfaat sahibi değişikliğinin kabulü için KTK.nun 20/d maddesi uyarınca aracın noterce düzenlenen senetle satışının yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, davalı tarafın menfaat sahibi değişikliği savunmasını dava dışı sürücü ... 'ın davalı ... şirketine hitaben yazılmış dilekçesindeki haricen satış beyanına dayandırdığı, ancak söz konusu satımın 2918 sayılı KTK.nun 20/d maddesinde öngörülen resmi şekilde yapıldığını ispatlayamadığı, aksine aracın 11.2.2009 tarihli resmi satış senedi ile 3. kişi Murat Sönmez'e satıldığı gözönünde bulundurulup işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a geri verilmesine 13.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/3937, K. 2012/9276, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3937
Karar No
2012/9276
Tarih
13 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/3938 K.2012/13379
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/3938 K.2012/20214
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/3939 K.2012/9154
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/3939 K.2012/8995
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/3939 K.2012/20215
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/3939 K.2012/5167

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.