KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/4379 E., 2012/5755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait arıları taşıyan kamyona, davalıların malik/sürücü ve sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu kovanların hasarlandığını, arıların telef olduğunu belirterek 4.300.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... Sigorta T.A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, zararın miktarına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, jandarmanın düzenlediği tutanakta kaza yapan kamyonun üzerinde bulunan malzemelerle birlikte tam ve eksiksiz olarak sürücüye teslim edildiğinin belirtildiği, dosyaya sunulan fotoğrafların tek başına zararın tespitine yeterli olmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağına, ifade tutanaklarına, fotoğraflara ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait arı kovanlarının yüklü bulunduğu kamyona, davalı taraf aracının arkadan çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bir kısım kovanların hasarlandığı ve arıların telef olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafından hasar ve zarar miktarına ilişkin tespit yaptırılma-
mış ise de, mahkemece, dosyadaki delillere göre zarar miktarının hesaplanması, bu mümkün olmadığı takdirde B.K.’nun 42. ve 43. maddeleri hükmü de gözetilerek makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/4379, K. 2012/5755, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama